Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Anabilim Dalı, Bornova, İzmir Hastalık yapıcı özellikte ve yeterli sayıda mikroorganizma adını verdiğimiz küçük, ve ancak mikroskop ile görülebilir canlıların vücudumuza değişik yollardan girerek oluşturdukları ve genellikle ateş ile seyreden hastalıklarına enfeksiyon hastalıkları adı verilmektedir. Bu hastalıklar zaman zaman hayatı tehdit edebilmektedir. Çocuklar erişkinlere göre daha sık enfeksiyon hastalıklarına yakalanırlar. Bunun çok çeşitli sebepleri bulunmaktadır. Ancak özellikle kişisel ve çevre temizlik kurallarına tam ve yeterli uymamak bu tür hastalıkların oluşumunda önemli rol oynamaktadır. Yapılan çeşitli çalışmalarda ellerin gerektiğinde sabun ve su ile yıkanmamasına bağlı olarak solunum yolları enfeksiyonlarının, ishal ile seyreden enfeksiyonların ve deri enfeksiyonlarının gelişiminin kolaylaştığı gösterilmiştir. Buradan da anlaşılacağı üzere ellerin gerekli olduğu her durumda sabun ve su ile yıkanması mikroorganizmaların vücudumuza girmesini önemli oranda azaltmakta ve enfeksiyon hastalıklarının gelişimini önlemektedir. Kirli eller ile doğrudan ya da kirli ellerin temas ettiği yiyecek maddelerinin yenilmesi ile bulaşabilen hastalıklardan birisini de hepatit A oluşturmaktadır. Hepatit A Enfeksiyonu Çevre alt yapısı iyi olmayan, temizlik kurallarına iyi uyulmayan toplumlarda ve kalabalık ailelerde yaşayan çocuklarda hastalık daha sık görülmektedir. Hastalığın bulaşmasında hasta kişilerin dışkıları ile atılan mikrop (hepatit A virüsü) rol oynar. Bu tür hastalar tuvalet sonrası ellerini yıkamadıkları durumlarda elleri aracılığı ile mikrobu çevreye yayarlar. Örneğin temiz olmayan elin temas ettiği yiyecek ya da içeceğin bir başkası tarafından yenilip içilmesi daha önce hastalığa yakalanmayan kişiye hepatit A’nın ağız yolu ile bulaşmasına ve hastalığın oluşumuna yol açar. Bu açıdan dışarıda açıkta satılan yiyecek ve içeceklerin temizliğe dikkat edilmeden hazırlanması ve eller ile tutularak satılması hastalık açısından risklidir. Yine aynı şekilde hepatit A’lı bir hastanın elleri ile temas ettiği yüzeylerin (çeşme musluğu, lavabo, mutfak araç ve gereçleri vb.) yeterince temizlenmemesi ve böyle yüzeylere başka kişilerin elleri ile temas etmesi sonucu hepatit A mikrobu diğer kişilerin ellerine bulaşır. Bu şekilde kirlenmiş ellerin yıkanmaması ve sonrasında ağız ile doğrudan ya da kirli eller ile temas edilmiş yiyecek ve içecek besin maddeleri aracılığı ile teması sonucu hepatit A virüsü vücuda girer. Hepatit A virüsü midenin asitli ortamına dayanıklı olduğu için mideden kolayca geçer ve bağırsaklara gelir. Burada önce çoğalır ve sonrasında karaciğere giderek orada yerleşir. Karaciğerde hasara yol açar. Dışkı ile de ortalama dört hafta süre ile dışarıya atılır. Bu süre insanlara bulaşma açısından önemlidir. Hepatit A enfeksiyonu çocuklarda daha sık hastalığa yol açar. Yedi yaşına kadarki çocuklar incelendiğinde az gelişmiş ülkelerde %90’ı hastalığa yakalandığı saptanırken bu oran gelişmiş ülkelerde ancak %10 dur. Erişkinler ile kıyaslandığında çocuklarda hastalık daha çok semptomsuz ya da hafif belirtiler ile seyreder. Hastalık tüm dünyada her mevsimde görülebilir ancak ülkemizin de bulunduğu iklim kuşağında hastalık daha çok sonbahar ve kış aylarında biraz daha sıktır. Hepatit A virüsünü alan kişilerde 15–45, ortalama 30 gün süren kuluçka döneminden sonra halsizlik, yorgunluk, iştahsızlık, yağlı yiyeceklere ve sigara dumanına karşı bulantı, ishal, yüksek ateş ile idrar renginde koyulaşma, vücut derisi ile gözde skleralarda sararma ve dışkı renginde soluklaşma (kül rengi) belirtileri görülür. Bunlar içerisinde idrar renginin koyu çay rengi bir görüntüde olması ilk dikkati çeken bulgudur. Bundan bir hafta öncesinde halsizlik, yorgunluk, iştahsızlık, bulantı gibi yakınmalar ortaya çıkar ve bu dönemde de artarak devam eder. Hastalığın erken döneminde ateş yüksekliği de görülebilir. Karaciğer enzimleri çok yükselir. Karaciğer büyür. İyileşme dönemi bazen bir ay bazen daha uzun sürebilir (1-8 hafta). Hastalığın kesin tanısı kandan yapılan serolojik testler ile konur. Hepatit A virüs enfeksiyonunun ilaç ile tedavisi yoktur. Tedavinin aslını genellikle evde yapılan istirahat oluşturur. Bunun da önemli bir kısmı yatak istirahati şeklindedir. Yeterli kalori (30 cal/kg) ve protein (1g/kg) karaciğerin iyileşmesini hızlandırır. Ülkemizde de yaygın olarak görülebilen bu hastalıktan korunma çeşitli yöntemler ile mümkün olabilmektedir. Hepatit A Enfeksiyonundan Nasıl Korunalım ? Hepatit A virüs enfeksiyonundan korunmanın en önemli basamağını kişisel ve çevre temizlik önlemleri oluşturmaktadır. Yenilen ve içilen besin maddelerinin el değmeden üretilmesi, bunların tüketilmesinden önce besin maddelerinin iyice yıkanması, iyi pişirildikten sonra tüketilmesi ve bu tür gıdaların tüketilmesi esnasında ellerin temiz olması hastalığın bulaşmasını önlemede birincil öneme sahiptir. Hastalığın içilen sıvılar ile de bulaşabildiği göz önüne alındığında güvenli suların tüketilmesine özen gösterilmelidir. Hepatit A virüsü ısıya dirençlidir. Ancak 85 derecede 1 dakika süreyle ısıya maruz bırakıldığında virüs yok edilebilir. Çevre temizliği bir diğer önemli korunma aracıdır. Çamaşır suyu olarak bilinen sodyum hipokloride ise duyarlıdır. Özellikle çevre temizliğinde hepatit A virüsünün ortamdan kaldırılmasında kolaylık sağlar. Aynı şekilde içerisinde kuarterner amonyum içeren dezenfektanlar da çevre temizliğinde bu amaç için kullanılabilir. Hepatit A’dan korunmada bir diğer yol aşı uygulamasıdır. Anne daha önce hepatit A geçirmiş ise annedeki antikorlar bebeği 1 yaşına kadar koruyabilmektedir. Böyle durumlarda 1 yaşından sonra aşı uygulanarak hastalığa karşı korunulabilir. Öneriler 100.000 nüfusta 20’den fazla sayıda kişide hepatit A virüs enfeksiyonu görülüyor ise aşının uygulaması gerektiği yönündedir. Aşı ile korunmak için en az 2 doz aşı yani ilk doz ve bundan ya altı ay ya da on iki ay sonra olacak şekilde koldaki kas içerisine yapmak gereklidir. Ülkemizde çeşitli firmaların tek başına ya da başka aşılar ile kombine edilmiş olmak üzere hepatit A aşıları bulunmaktadır. Aşılara bağlı nadiren ateş, halsizlik, başağrısı, kas ve eklem ağrıları görülebilir. Sonuç olarak hepatit A virüs enfeksiyonu ülkemizde yaygındır. Hastalığa yakalanan kişilerin bir süre yatak istirahati yapmaları iyileşme açısından önemlidir. Bu durum okuldan geri kalmaya, erişkin yaşlarda ise iş gücü ve beraberinde ekonomik kayıplara neden olmaktadır. Tüm bunlar göz önünde bulundurulduğunda korunma yöntemleri bu hastalığın vazgeçilmez kuralları arasındadır.
|