Bugüne kadar hiçbir okul yönetimi temizlik sistemi ile çocukların başarı performansı arasındaki ilişkiyi araştırmamıştır. Okul içindeki kirli hava, havayı kirleten kimyasallar, böcek ilacı kullanımı, boyadaki ve sudaki kurşun, oluşan küflenmeler, radon ve asbestos, kirli tuvaletler öğrencilerimizin ve öğretmenlerimizin sağlığını etkileyen faktörlerdir. Bu problemler öğrenci ve öğretmenlerin gün kayıplarına, gün kayıplarından kaynaklanan öğrenme kayıplarına, ilaç tedavisine, öğrenim ve anlama zorluklarına sebep olmaktadırlar. Yapılan çalışmalar göstermektedir ki; bu problemlerin büyük bir bölümü okullardaki kapalı alan ve hava kirliliği ile bağlantılıdır.
Her gün 10 milyonun üzerinde ilkokul öğrencisi, öğretmenler ve bu okullarda çalışanlar okullarımızın kapısından girmektedirler. Mevcut veriler ve raporlar bu okulların uygun temiz hava kalitesi, ışıklandırmanın, ses düzeninin iyi olduğu ve kolay bakım yapılabilecek akademik performans ve öğretime uygun binalar olduğunu öngörse de, maalesef, eğitim veren bir çok okul temizlik ve hijyen kurallarına göre “sağlıksız” yapılardır. Birçok okul gerekli hijyen ve sanitasyon şartlarından yoksun olarak çalışmakta ve okullarımız genellikle kapasitelerinin üzerinde kullanılmaktadırlar.
Öğrenci, öğretmen ve çalışanlar günün büyük bir bölümünü okul içinde geçirdiklerinden dolayı risk altında olan gruplardır ve özellikle çocuklarımız çevrenin temiz olmamasından kaynaklanan problemlere çok açıktırlar.
Okullarımız, en yoğun trafiğin yaşandığı alanlar olduğundan diğer alanlara oranla bu problemle daha fazla karşı karşıyadır. Ege Üniversitesinden alınan verilere göre; Ege Bölgesinde her 100 kişiden 87 kişi 15 yaş altı bilerek veya bilmeyerek Hepatit A geçirmektedir. Ayrıca dünya genelinde, Astım hastalığında çocuklarda, büyüklere oranla % 10 daha hızlı artış görülmektedir. Bilindiği üzere astım hastalığı kirliliğin yaşandığı ortamlarda en ağır şekilde nüksetmektedir. Buna bağlı olarak Hepatit türleri ve Astım hastalıklarının okullardaki kayıp günlerin en büyük sorumlusu oldukları söylenebilir. Kalabalık ortamlarda büyük risk oluşturan bu hastalıklar, gelip geçici olmayıp kişilerin yaşam kalitesini ömür boyu olumsuz etkileyen hastalıklardır. İlköğretim okullarındaki hijyen ve sanitasyon ( kapalı alan hava kirliliği) eksiği nedeniyle çocuklar temiz okullarda eğitim almaktan yoksun kalmaktadır.
İlköğretim okullarındaki kaynak yetersizliği ve yapısal eksiklikler sebebiyle okul yönetimleri, bu görevi yerine getirirken çeşitli güçlüklerle karşılaşmaktadır.
Bu gerçekler sizi kaygılandırıyorsa, ülkemizdeki eğitim kurumlarının temizlik koşullarından dolayı öğrencilere ve okul çalışanlarına yaydığı özellikle hepatit ve enfeksiyon gibi problemlerin yeni nesillerin geleceğiyle ilgili ortaya çıkardığı sorunun farkındasınız demektir. Bu sorunun çözümüne katkıda bulunmak hepimizin görevidir.
Standarda dayalı bir sistem ile hem verimlilik, hem maliyetlerden tasarruf söz konusudur. Biz bu sorumluluk bilinciyle ilköğretim okullarımızda uygulanmak üzere TEMO projesini geliştirdik.
TEMO; ilköğretim okullarımızın yapılarının hijyen kurallarına göre sisteme kavuşmasını, temizliğin hijyen standartı kurallarına göre yapılmasını ve okul havasının sağlığa uygun hale getirilmesi ile çocuklarımızın eğitimden en yüksek katkıyı alarak yetiştirilmesini hedeflemektedir.